Vizyona giren filmler 01.10.2017

"Anne" Jennifer Lawrence'yi bir türlü sevememiş olmam, neyi değiştirir bilmiyorum, ancak bana ayrılan bu güzide köşede, kendisinden haz etmediğimi söylemekten kendimi alamıyorum. En ufak bir kıskançlık duygusu barındırmıyorum, asla! Güzel kadın, peki. İyi bir oyuncu, peki. Ama ikimizin arasındaki o görünmez duvar bir türlü yıkılmıyor. Dolayısıyla Darren Aronofsky'nin bu yeni filminde ortaya çıkıp duran duvar imgesi beni ancak bir önceki cümleme götürebiliyor. Lawrence bir yana, Javier Bardem, Michelle Pfeiffer ve Ed Harris'i bir arada görmek, beni mutluluk denizinde sırtüstü yüzdürüyor. Katoliklik, annelik, insan olmak vs gibi birçok olgunun irdelendiği bir film olarak anlatılsa da yönetmenin asıl amacının rahatsız etmek olduğu anlaşılıyor. Mekan ve insan ilişkisi üzerine iyi bir film "Anne". En azından yuhalanacak kadar kötü değil.

"Ay'ın Sırrı" Haftanın en eğlenceli filmlerinden biri bence "Ay'ın Sırrı". ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Ay'a ilk çıkan ülke olma çekişmesi komik bir dille anlatılıyor. Ron Perlman ve Rupert Grint'in başarılı performansları ile yönetmen Antoine Bardou-Jacquet'in Fransız komedi anlayışı sayesinde geçmişe eğlenceli bir yolculuğa çıkılıyor. Filmin abuk hikayesi, ülkelerin çekişirken ne hallere düştüğünü gözler önüne seriyor. Ünlü yönetmen Stanley Kubrick'in de bol bol anıldığı filmi izleyin derim.

"Benim Varoş Hikayem" Yunus Ozan Korkut, doğup büyüdüğü ve ismini gizlediği Adana'nın o mahallesinde bir belgesele imza attı. Yokluğun, kabul görmeyişin, ölümün, cinayetin ve insanın hak etmediği daha bir dolu şeyin anlatıldığı belgesel, tüm bu saydıklarıma rağmen güldürmeyi başarıyor. Çünkü Adana insanı, acı ve karanlığa kendilerine has cümleleriyle sesleniyor. Arkadaşlarını, evlerini, sevdiklerini kaybeden her ruh, göğsünü gere gere meydan okuyor ölüme. Çok etkileyici ve eğlenceli kadınların ve erkeklerin yer aldığı belgeseli kaçırmayın!