KARDAN SONRA SABAH, Hokusay
'Mevsimlerle değişen doğa' konusunda eser vermek, Japon sanat geleneğinin bir parçası. Hokusai'nin kar manzarası da bunun en önemli kanıtlarından biri... Japon ressam, Budist inançlarının gösterdiği yolda, çalışmalarında genelde doğayı vurgular. İmajlar, değişimin kaçınılmaz olduğunu, ancak doğanın değişiminden zevk alınabileceğinin altını çizer. Kır evinin üzerine yağan karın, çatıyı battaniye gibi kapladığını görüyoruz. Masum bir resim değil mi? Hayır; aslında cinselliğe selam gönderen bir yanı da var... 1603-1868 yılları arasında, yani Hokisai'nin çalıştığı dönemde, kır evleri sık sık çiftlerin 'özel hayatlarını yaşamak için' inzivaya çekildikleri veya erkeklerin geyşalarıyla kalmaya gittikleri bir yer olarak bilinirdi.

PETIT-MONTOUGE'DA KAR ETKİSİ, Édouard Manet
1870-1871 arasında Manet, Fransız-Prusya savaşında orduda görev almıştı. Kötü hisler, akşam karanlığı ve çamurlu erimiş kar, Manet'e savaşı olduğundan daha korkunç göstermiştir belki... Ama gerçekte hava durumu hayatın şahane bir dengeleyicisi...

KAR FIRTINASI, JMW Turner
Söylentiye göre JMW Turner bu resmi yapabilmek için 4 saat boyunca kendini bir geminin direğine bağlatmış... Bu hikayenin sadece bir efsaneden ibaret olduğu açık ama yine de çok tatlı bir söylenti...

KARDA SAMAN YIĞINLARI, Franz Marc
Alman dışavurumcu Franz Marc, genellikle hayvanları çizdi. Tüm eserlerinde ana renkleri ve neredeyse Kübist akımına yakın duran sadelikte formları kullandı. Yukarıda gördüğünüzden ziyade; Kandinsky and Matisse gibi ressamların formlarını hatırlatan çalışmalar yaptı. Dolayısıyla bu resim pek ona göre değil...

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.