NASA'nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, geçtiğimiz gün Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden SpaceX Falcon Heavy roketiyle başarıyla uzaya fırlatıldı. Yaklaşık 4 milyar dolarlık proje, evrenin karanlık madde ve karanlık enerjisi gibi en büyük gizemlerini çözmek üzere tasarlanmıştır.
Fırlatmanın ardından teleskobun güneş panelleri ve alt enstrüman güneşliği sorunsuz bir şekilde açılmıştır. Roman, Ay'ın ötesinde Dünya'dan yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaklıktaki Lagrange Noktası 2'ye (L2) ulaşmak için yaklaşık üç ay sürecek yolculuğa başlamıştır. Sistemlerin tamamen devreye alınması ve bilimsel operasyonlara hazırlanması için yaklaşık 90 gün daha geçecek ve ilk görüntülerin 2027'nin başlarında alınması beklenmektedir.
Hubble'dan 1000 Kat Daha Hızlı Tarama Kapasitesi
Roman'ın en önemli özelliği, sahip olduğu 300 megapiksellik infrared kamera sayesinde gökyüzünü Hubble'dan yaklaşık 1000 kat daha hızlı tarayabilmesidir. Teleskobun görüş alanı Hubble'ın 100 katı büyüklüğündedir. Bu yeteneği sayesinde Samanyolu'nun tamamını yaklaşık bir ayda tarayabilecek; aynı işlem Hubble'la yaklaşık bir yüzyıl sürecekti. Sistemler tam çalışmaya başladıktan sonra teleskop, Dünya'ya günde 1,4 terabayt veri göndericek ve görevi boyunca bir milyar galaksiden gelen ışığı ölçümleme potansiyeline sahiptir.
Karanlık Evreni Haritalarken Ötegezegenleri İncelemek
Roman, geniş gökyüzü taramalarından elde edeceği verilerle evrenin en kapsamlı 3 boyutlu haritalarından birini oluşturacaktır. Bilim insanları bu 3D haritaları ve kütleçekimsel merceklenme ölçümlerini kullanarak evrenin yüzde 27'sini oluşturan karanlık maddenin dağılımını inceleyecek. Aynı veriler, evreni milyarlarca yıldır hızlanan bir şekilde genişlettiği düşünülen karanlık enerjiyi anlamaya yardımcı olacaktır.
Teleskop sadece karanlık evren araştırmalarıyla sınırlı kalmayacak; içinde bulunan koronagraf sistemi sayesinde yıldızlardan gelen yoğun ışığı engelleyerek etrafındaki cisimleri doğrudan görüntüleyebilecektir. Bu teknoloji, yıldızlarına yakın yörüngelerde bulunan daha küçük, daha yaşlı ve daha soğuk ötegezegenlerin tespit edilmesini sağlayacaktır. NASA yetkilileri de teleskobun insanlığı kozmik tarihe ilişkin en derin soruları yanıtlamaya yaklaştıracağını belirtmişlerdir.
Roman'ın resmi görev süresi beş yıl olarak planlanmış olmakla birlikte, NASA teleskobun yakıt rezervinin uygun koşullarda beş yıl daha çalışmasına yetebileceğini belirtmektedir.