Troll nedir, nasıl kurtulabiliriz?

TROLL NEDİR, NE YAPAR?Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden Yardımcı Doçent Doktor Ufuk Eriş açıklıyor:“Troll kelimesi İskandinav halk kültüründe kavgacı, yavaş kavrayan, devlere verilen isim. Günümüzdeki anlamı biraz daha karmaşık. Şu anki haliyle troll’ler, üye oldukları forumlardaki iletişimi bozan bir gürültü olarak değerlendirilebilir. İletişim öğrencilerine çok tanıdık bu kavram yalnızca fiziksel bir gürültü olarak değerlendirilmez. İletişim sürecini sekteye uğratan her şey gürültü olarak nitelenebilir. İletişim sürecini bozan bu gürültü bazen bir iletişim biçimi haline de gelebilir. Yeni medyanın popüler kültüründen uzakta olan insanlar da maalesef bu troll’lerin nesnesi konumuna rahatça düşebilmektedirler.”

TROLL NEDİR, NE YAPAR?

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden Yardımcı Doçent Doktor Ufuk Eriş açıklıyor:

“Troll kelimesi İskandinav halk kültüründe kavgacı, yavaş kavrayan, devlere verilen isim. Günümüzdeki anlamı biraz daha karmaşık. Şu anki haliyle troll’ler, üye oldukları forumlardaki iletişimi bozan bir gürültü olarak değerlendirilebilir. İletişim öğrencilerine çok tanıdık bu kavram yalnızca fiziksel bir gürültü olarak değerlendirilmez. İletişim sürecini sekteye uğratan her şey gürültü olarak nitelenebilir. İletişim sürecini bozan bu gürültü bazen bir iletişim biçimi haline de gelebilir. Yeni medyanın popüler kültüründen uzakta olan insanlar da maalesef bu troll’lerin nesnesi konumuna rahatça düşebilmektedirler.”

İNTERNET SALDIRGANININ RUH HALİ NASILDIR?
Psikiyatrist Alper Hasanoğlu, durumu şöyle tanımlıyor:

“Bilirsiniz okul zamanından. Sınıf ortalamasından iri çocuklar vardır. Bir şekilde korku salarlar etrafa. Yanından geçerken kafanıza vururlar, tekme atarlar, iterler falan. Utandırırlar sizi. Bu çocuklar öğretmenden ceza da alsalar, disiplin kuruluna da verilseler, vazgeçmezler bu davranışlarından, çünkü bu yolla popüler olmayı başarmışlardır. Bu insanların durumu da buna benzer. Onlara yardım edebilmenin tek yolu onları görmemektir. İzlememektir, ‘like’ etmemektir, ‘retweet’lememektir. Favorilere eklememektir.”

OKUR YORUMLARINDA NELER OLUYOR?
Twitter ve Facebook yokken de gazetelerin internet siteleri vardı ve ilk olarak anlık okuyucu tepkileri orada başlamıştı. radikal.com.tr’nin editörlerinden Hakkı Özdal, ‘yorumları yorumluyor’:

“Yorumlarda tek bir tutumdan söz etmek olanaksız. Övenler, dövenler, sövenler... Bazen birbirleriyle tartışmaya tutuşan okurlar... Bu, bazı durumlarda okuru gazetenin sadece eleştirmeni değil, üretim sürecine de katılan bir bileşeni haline getiriyor. Çok sayıda ‘anormal’ denebilecek yorum ya da ‘mention’ aldık. Ama sanırım bizi en çok şaşırtan, aynı habere ilişkin, birbiriyle taban tabana zıt tepkiler almamız oluyor. Aynı haber için hem ulusalcı hem PKK’lı; hem ‘yandaş’ hem ‘paralel’ ilan edilebiliyoruz! Bazı durumlarda da okuyucuların sadece başlık ya da 140 karaktere sığdırılmış tweet içeriğinden yola çıkarak peşin karar verdiğine tanık oluyoruz. İroniler, tırnak içinde verilmiş başkasına ait ifadeler, bizim yazdığımız sözler gibi algılanıyor.”

SOSYAL LİNÇ NEDİR?
Ufuk Eriş açıklıyor:

“İfade özgürlüğü içerisinde hoş görülse de yeni teknolojilerin umut veren yönlerinden etkilenen düşünce adamlarının izinden giderek bir elektronik agoraya dönüşmesi beklenen siber alan, yer yer bir elektronik arenaya da dönüşebilmektedir. Aslanların karşısında parçalanan Hıristiyanları izleyen ekmek ve eğlence arayışı içindeki kitle için sansasyonel bir eğlentiye dönüşen arena gösterilerinden farksız sert hiciv süreçlerine çoğu kez tanık olmaktayız. Hiciv, taşlama anlamına da gelebilir fakat yeni medyada bu yeni bir tarz recm görünüşüne bürünebilmektedir. Bir anlamıyla bir siber sosyal linçtir.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.