1) Rüzgarların Arasında (Risttuules): 2. Dünya Savaşı’nın toplama kampı trajedisine olağandışı tarafından bakan bir şaheser… Gerçek bir olaya odaklanan bu siyah-beyaz yapıt, Estonya sinemasının Tarkovsky’si ya da Resnais’sini tanımamızı sağlıyor.

2-Birdman: Iñárritu’nun dokuz dalda Oscar adayı olan beşinci filmi, Keaton’dan Watts’a uzanan parlak bir kadroya sahip. Demode bir aktörün dirilme çabasını perdeye aktaran eser, Emmanuel Lubezki’nin tek çekimden oluşan sinematografisiyle konuşuluyor.

3-Narın Rengi (Sayat Nova) (1968): Usta Ermeni yönetmen Sergei Parajanov’un başyapıtının dijital olarak yenilenmiş halini seyretme fırsatı kaçmaz! Tarihi halk ozanı biyografisi, üstadın imgesel anlatıyı kültürel olarak tanımlama becerisiyle anılmıştır.

4-Tek Aşkım (The One I Love): Sezonun en çok konuşulan indie’si, bilimkurgu romantik-komedisi alanında eşine zor rastlanacak bir çalışma. Mark Duplass ile Elisabeth Moss, kendi kopyalarını gören evli bir çiftin yaşadıklarını perdeye taşıyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.