ABD Yüksek Mahkemesi konum tabanlı arama kararlarını sınırlandırdı

ABD Yüksek Mahkemesi 6-3 oyla, polis tarafından teknoloji şirketlerinden alınan konum verisi arama kararlarının anayasa tarafından korunduğuna karar verdi.

ABD Yüksek Mahkemesi konum tabanlı arama kararlarını sınırlandırdı

ABD Yüksek Mahkemesi, Pazartesi günü polis tarafından kullanılan "coğrafi alan" (geofence) arama kararlarını sınırlandıran önemli bir karar aldı. Mahkeme 6-3 oyla, bireylerin cep telefonu konum bilgilerine karşı makul bir gizlilik bekletisine sahip olduğunu hükmetti. Bu, polis ve istihbarat kurumlarının hukuk düzeni içinde konum verilerine erişim şeklini köklü bir şekilde değiştirecek nitelikte.

Coğrafi alan arama kararları, polis memurlarının Google gibi teknoloji şirketlerinin veritabanlarına erişerek, belirli bir yer ve zaman diliminde milyonlarca kullanıcının konum bilgilerini araması anlamına geliyor. Polisler genellikle harita üzerine bir şekil çizerek mahkemeden, şirketlerin kullanıcı verilerinde arama yapmasını ve o anda orada olan kişileri bulmasını istiyor. Mahkeme, bu tür ters arama kararlarının anayasaya aykırı olduğunu belirtti; çünkü her biri şüpheli olmayan milyonlarca insanın verisi taranabiliyor.

Dördüncü Değişiklik koruması konum verilerine de uzanıyor

Karar, Okello Chatrie adlı bir kişinin banka soygunu davasından çıktı. Virginia'da 195.000 dolar çalınan olay soğuk kalmıştı; ancak dedektifler Google'a coğrafi alan arama kararı sundular. Polis, suçun işlendiği saatlerden bir saat öncesi ve sonrası için banka yakınında bulunan cep telefonu kullanıcılarının konum verilerini istedi. Google 19 kişiden sadece 3'ünün verilerini verdi ve bunlardan biri suçlu çıktı. Chatrie itiraf etmesine rağmen, avukatları bu arama yönteminin Dördüncü Değişiklik'i ihlal ettiğini, "önce ara, sonra şüphe eyle" mantığıyla çalıştığını savundu.
Yargıç Elena Kagan, coğrafi alan arama kararlarının Dördüncü Değişiklik'in makul olmayan aramalara karşı yasağını ihlal ettiğini yazdı. Mahkeme, polislerin konum verilerini talep etmek için artık yasal arama kararı (search warrant) almak zorunda olacağını belirledi. Bu, "olası neden" (probable cause) temelinde bir mahkeme kararı gerektiriyor. Eski coğrafi alan arama kararları ise böyle bir koşula ihtiyaç duymuyordu. Mahkeme, polislerin hala konum verilerine erişebileceğini, fakat veri taleplerini daraltması gerektiğini açıkladı.

Gizlilik savunucuları kararı selamladı

Hukuk müşaviri ve gizlilik örgütleri kararı başlangıçta sınırlı olsa da önemli bir zafar olarak değerlendirdi. Mahkeme, coğrafi alan arama kararlarını tamamen yasaklamadı, ancak Yargıç Sonia Sotomayor, kısa süreli konum izlemenin dahi "aile, siyasi, mesleki, dini ve cinsel ilişkiler" hakkında birçok detay ortaya koyabileceğini belirtti. Teknoloji şirketleri de kararı desteklediler; Google ve Apple'ı üyeleri arasında barındıran Computer & Communications Industry Association, mahkemenin konum verilerinde gizlilik hakkının varlığını doğrulamasına övgü duydu.

Mahkeme, Dördüncü Değişiklik korumasının uygulanacağı ortak bir standart koymanın gerekli olduğunu vurgulayarak, farklı uygulamalar ve telefon özellikleri için ayrı kurallar çizilmesi sonucunda çıkabilecek gelecek mahkeme davaları önlemeyi amaçladığını gösterdi. Kararın geçmiş davalara nasıl uygulanacağı henüz belli değil; Chatrie'nin cezasının değişmesi beklenmiyorsa da, yeni davalardaki etkisi önemli olacak.