Motorsikletlere tahammül edemeyen D'Ascanio yepyeni bir araç tasarladı. Uçak mühendisliği bilgilerinden yola çıkarak, gövdesi olan ve vitesi elden değiştirilebilen iki tekerlekli bir araç tasarladı. Motoru da arka tekerleğin üzerine monte etti. Nisan 1946'da ilk 15 Vespa, Pontedera'daki üretim bandından çıktı. İlk Vespa'nın çift zamanlı 98cc'lik motoru 4.500 devirde 3,5 beygir güç üretiyordu. Üç vitesliydi ve saatte 60 km'ye kadar çıkabiliyordu.

İki tekerlekli bu ulaşım aracı, gürültülü ve rahatsız motosikletlere hiç benzemiyor, ilk bakışta zarif ve orijinal tasarımıyla göz dolduruyordu.
Vespa'nın olağanüstü başarısı kısa zamanda tüm Avrupa'yı sarstı. 1949 yılı sonuna kadar 35.000 Vespa üreten Piaggio, savaş yaralarının çabuk sarılmasında önemli bir rol oynadı.

10 yıl içindeyse bu rakam 1 milyona çıktı. 50'li yıllarda Vespa artık İtalya haricinde, Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika ve İspanya'da da üretilemeye başladı. Birkaç yıl sonra Hindistan ve Endonezya da bu ülkeler arasına katıldı.

1948'de 125, 1955'de efsanevi 150 GS, 1963'de 50cc, 1968'de Primavera ve nihayet 1978'de bugün hala 125, 150cc’lik versiyonları üretilen the PX, dünyanın en meşhur iki tekerlekli aracı Vespa'nın mihenk taşları oldu.

Vespa, 2. Dünya Savaşı sonrası döneme damgasını vurmakla kalmamış, savaşın yakıp yıktığı Avrupa'nın yeniden doğuşunun müjdecisi olmuş, adeta Avrupa'lı olmanın sembolü haline gelmiştir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.