Diş taşı temizliği birçok kişinin düzenli olarak yaptırdığı işlemlerden biri. Ancak diş kliniklerinde kullanılan cihazlar da teknolojiyle birlikte değişiyor. Son dönemde öne çıkan uygulamalardan biri, dişlerin üzerindeki bakteri tabakasını önce görünür hale getirip ardından temizleyen yeni sistem.
Yönlendirilmiş Biyofilm Tedavisi olarak adlandırılan yöntemde ilk olarak dişlerin üzerinde biriken plak belirgin hale getiriliyor. Böylece temizlenmesi gereken noktalar daha kolay görülebiliyor.
Ardından hava, su ve çok ince parçacıklardan oluşan bir karışımla diş yüzeyindeki birikintiler temizleniyor.
KLASİK TEMİZLİKTEN FARKI NE?
Geleneksel diş temizliğinde diş taşlarının uzaklaştırılması için
çoğunlukla ultrasonik cihazlardan yararlanılıyor. Yeni yöntemde ise
öncelik dişlerin üzerinde oluşan ve çıplak gözle her zaman kolay
fark edilmeyen bakteri tabakasının temizlenmesine veriliyor.
Hava ve suyla çalışan cihazlarda çok ince temizleme tozları kullanılıyor. Bunlar arasında eritritol içeren ürünler de bulunuyor.
Sertleşmiş diş taşları varsa işlem burada bitmiyor. Gerekli bölgelerde yine ultrasonik cihazlardan yararlanılabiliyor. Yani yeni sistem klasik diş taşı temizliğini tamamen ortadan kaldırmıyor; temizliğin daha hedefli yapılmasını amaçlıyor.
2026'DA YAYIMLANAN ARAŞTIRMA DİKKAT ÇEKTİ
Yeni yöntemin gerçekten fark yaratıp yaratmadığı bilim dünyasının
da gündeminde.
2026 yılında yayımlanan ve daha önce yapılmış beş çalışmayı bir araya getiren kapsamlı bir incelemede 231 kişinin sonuçları değerlendirildi.
Elde edilen bulgular, yöntemin bazı hastalarda işlem süresini kısaltabildiğini ve temizlik sırasında hissedilen rahatsızlığı azaltabildiğini gösterdi.
Hasta memnuniyeti konusunda da olumlu sonuçlar elde edildi.
Ancak yöntemin diş eti sağlığı açısından geleneksel temizliğe kesin olarak üstün olduğunu söylemek için henüz yeterli veri bulunmuyor.
DAHA KONFORLU DİŞ TEMİZLİĞİ HEDEFLENİYOR
Yeni teknolojinin öne çıkan tarafı, bütün diş yüzeylerine aynı
şekilde müdahale etmek yerine temizlenmesi gereken bölgelerin
önceden belirlenebilmesi.
Özellikle diş temizliği sırasında hassasiyet yaşayan kişiler açısından daha konforlu bir işlem sunabilmesi yönteme olan ilgiyi artırıyor.
Hava ve suyla çalışan bu sistemlerin önümüzdeki dönemde daha fazla diş kliniğinde görülmesi bekleniyor. Ancak hangi temizleme yönteminin uygulanacağı diş taşı miktarı, diş eti durumu ve ağız sağlığına göre değişebiliyor.